• 1464
    PAYLAŞIM

Traksiyoner Akü Nedir ?

Akü Teknolojileri 19 TEMMUZ 2013 CUMA
Değer Özkök

Yazar

Traksiyoner Akü Nedir ?

Endüstriyel Akülerin, stasyoner aküler ile birlikte temelde 2 kategorisinden birisini oluşturan traksiyoner aküler  hareketli araçlarda kullanılan enerji depolama sistemleridir. Traksiyoner aküler, Pzs plaka tanımıyla bilinirlerken, forkliftler, yer temizleme makineleri, taşıyıcı ya da kaldırma platformları, elektrikli araçlar, hava alanı araçları, yer altı maden lokomotifleri bu akülerin en genel kullanım alanlarıdır. Traksiyoner aküler üretim tipine göre jel/VRLA ve flooded (sıvı elektrolitli) olarak 2’ye ayrılır. Geometrik özellikleri bakımından da DIN, British ve USA olarak farklı standartlara sahiptir Ülkemizde ağırlıklı olarak DIN  standartına göre boyutlandırılarak üretilmiş aküler kullanılmaktadır.  Traksiyoner akülerin %90'a varan kısmı aside dayanıklı kaplama yapılmış, üstü açık çelik kasa (kazan) içine 2V luk hücrelerin yerleştirilmesi ve hücre kutuplarının birbirine kurşun köprü ya da iletken bağlantı kabloları ile bağlanması sonucu oluşturulur. İstenen voltaj seviyesine göre uygun sayıda 2 voltluk hücrelerin seri olarak bağlanmasıyla 1 adet akü elde edilmiş olur. Tek bir akü ağırlığı 10,000 kg’a kadar varabilir. Genellikle 12V-96V ve 150Ah-1500 Ah aralığında üretilirler. Bu aküyü kullanan araçlar, enerji kaynağı olarak sadece aküden yararlanırlar. Enerjisi biten (deşarj olan) akü ya tekrar şarj edilir ve şarj süresi boyunca araç çalıştırılmaz ya da şarjlı bir akü ile değiştirilir. Bir traksiyoner grupta hücrelerin kapasitesi, hücrelerden çekilecek olan akımın değerine bağlıdır.

Genelde garanti uygulamaları içinde hücre kapasitesinin maksimum 80% değerine kadar deşarjına müsaade edilir. Bu değer yaklaşık olarak 1,80 volt ve 1,160 gr/cm3 asit yoğunluğuna karşılık gelir. %80 gibi büyük oranda deşarja izin veren bir sistem olduğu için “derin deşarj” aküleri olarak da bilinirler. Akünün deşarjı sırasında, tüm kurşun asit akülerde olduğu gibi, pozitif ve negatif plakalar üzerinde bulunan aktif madde (pasta) ile sülfirik asit reaksiyona girer. Her iki plakada da reaksiyon sonunda kurşun sülfatlar oluşurken asit yoğunluğu düşer ve hücre voltajı 1,7V değerlerine kadar iner. Akünün şarjı esnasında ise,  ortamda bulunan kurşun sülfatlar su ile tepkimeye girerek tekrar sülfirik asit formuna dönerler. Bu sayede deşarj esnasında düşen asit yoğunluğu şarj anında tekrar yükselir ve hücre voltajı 2,7V değerlerine kadar çıkar. Genelde şarjlı bir hücrenin açık devre voltajı 2,10-2,20V arasındadır.

Eğer şarj sırasında redresörün verdiği akım hücre kapasite değerinin 4-5% değerine kadar düşmüşse, bu durumda şarjın sonuna ulaşılmış demektir. Traksiyoner akü gruplarında her ne kadar yapılan deşarjlar sonrasında akü şarj edilse de her 10 günde bir hücrelerdeki asit yoğunluklarının aynı düzeye çekilmesi açısından bir dengeleme şarjına (servis şarjı) ihtiyaç vardır. Şarj sırasında hücrelerdeki asit seviyesinde zaman içinde düşme olacaktır. Her ne kadar şarj sonu saf su ile bu seviye tamamlansa da hafta da en az bir kere şarj esnasında akü gazlaşma noktasını geçtikten sonra (2,35V) saf su ilavesi önerilir Bu durum gazlaşma ile birlikte koyulan suyun hücre içine daha homojen yayılmasını sağlayacaktır. İnci Battery Traksiyoner Akülerini incelemek için; http://www.inciaku.com/urunler/traksiyoner/traksiyoner

Yorumları Oku
Siz de fikrinizi paylaşın
Güvenlik kodunu giriniz